11 Kasım 2008 Salı

Kalp ve balık


Kalple birlikte devam ediyor her şey. Ritmik, düzenli ve hep aynı tempoda... Gece oluyor, sonra gün dönüyor ve güneş doğuyor. Trafik tıkanıyor, sonra trafik açılıyor ve yol devam ediyor.

Yine böyle devam eden bir günde, bakkal yolunda; denizden 50 metre geride bir balık. Balıkçının kovasından kurtulmuş, yerde çırpınıyor. Elimde su ve sigara var. Belimde düşmek üzere duran bir eşofman altı. Bakkala geri dönüp suyu yere bırakıyorum... Balığı kaptığım gibi denize koşuyorum. Hala canlı, direniyor kalbi. Cebimden sigara düşüyor, “Abla bir şey düşürdün” diyorlar “Alırım” diyorum can taşıyorum... Denize doğru depar atıyorum... Cebimden telefonum düşüyor “Alırım” diyorum; ne de olsa can taşıyorum. Bir elimde balık, diğer elimde eşofmanım. İkisi de düşmesin diye tutuyorum. Kırmızı yanıyor yayalara, ben koştuğum için geçiyorum karşıya. Daha varmadan fırlatıyorum durmak üzere olan kalbi denizin pis sularına. Kalbim normalin üstünde 1500 atıyor. Toplaya toplaya saçtıklarımı varıyorum eve. İçimde huzur, elimde bir şişe su, cebimde başkasına ait bir sigarayla.

Hiç yorum yok: