Hastane koridorları bir, geceler iki...Uzadıkça uzuyorlar, kısalan ömürlere, tükenen günlere inat. Bir de öyle bir illet ki; gece gundüz ayırıyor. Karanlık çöktü mü, tatlı uykular çiğer parçalayan öksürüklerle bölünüp, yerini iniltilere terk ediyor koridor boyunca. Güneşle birlikte yorgun bedenler uykuya dalıyor. Evliyalar geliyor düşlere böyle bir can pazarında. Kimine umut, kimine haber veriyor gideceğine dair. Bu uykularda uzun değil ömür kadar kısa aslında. Göz açıp kapayıncaya kadar sürüyor. Kesmiyor ağrıları iğneler, bilinse de söylenmiyor tüm gerçekler. Diller varmıyor, umut kesilmiyor. Kısaldıkça ömürler, uzadıkça uzuyor koridor. Doktor geliyor, hemşire geliyor ardından kötü haber geliyor...
İllet, yine öyle bir sarmış ki dört bir yanını Canımın; her seferinde aynı yanışım, ayrı yaşım. Gülen gözleri hala aynı Canımın, "yaşlıymış" diyorlar 68'i duyanlar; oysa can bu, bin umut yeşerttiğim acıyan yan bu.
Yine aynı bekleyiş...
19.10.2007 İzmir
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder